TürkiyeYorum yapılmamış

Başakşehir Millet Bahçesi içinde kurulan ve İstanbul’un en büyüğü olma özelliği taşıyan Başakşehir Millet Kıraathanesi hizmete açıldı.

Başakşehir Millet Kıraathanesi açıldı

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ile Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan, Başakşehir Millet Bahçesi içinde kurulan ve İstanbul’un en büyüğü olma özelliği taşıyan Başakşehir Millet Kıraathanesi açılış törenine katıldı.

Başakşehir Millet Bahçesi içinde kurulan ve İstanbul’un en büyüğü olma özelliği taşıyan Başakşehir Millet Kıraathanesi açılış törenine, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan ve Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu katıldı.

Bakan Kurum, açılışta yaptığı konuşmada, yaklaşık 4 ay önce, 360 bin metre karelik alanı içeren millet bahçesinin açılışını gerçekleştirdiklerini anımsatarak, “O güne yetiştiremediğimiz, Cumhurbaşkanımızın Başakşehir’e, İstanbul’a söz verdiği Millet Kıraathanesini açmayı Allah bize nasip etti.” diye konuştu.

Kurum, “Millet Kıraathanesi yaklaşık 2 bin 500 metre kare inşaat alanına sahip, içerisinde 100 bin kitap var. Bu kitapların 60 bini basılı kitap, yaklaşık 20 bini dijital kitap, 18 bini sesli kitap, 102 tane de kabartmalı kitabımız var. Yani engelli kardeşlerimiz de burada kitapları okuyarak ders çalışabilecekler.” dedi.

“Çevremizi korumaya ilişkin birçok proje geliştiriyoruz”

Kıraathanenin girişinde çocuk kütüphanesi, seminer salonu, mescit, kafeterya bulunduğu bilgisini veren Kurum, şöyle devam etti:

“Gençlerimiz buraya geldiğinde, 7 gün 24 saat vakit geçirebilecekleri bir mekanı bugün Başakşehir’e, İstanbul’a kazandırmış oluyoruz. Biz 81 ilimizde millet bahçesi projesi yürütüyoruz. Kişi başı yeşil alan miktarını 15 metre kareye çıkarıp sizlerin oynayabileceğiniz, spor yapabileceğiniz, bisiklete binebileceğiniz o yeşil alanları yurt dışında gördüğümüz o büyük bölge parklarını tüm şehirlerimize inşa ediyoruz. Biz çevremizi, doğamızı korumaya ilişkin birçok proje geliştiriyoruz.”

“Kentsel dönüşüm, hepimizin önceliğidir”

“İstanbul için kentsel dönüşüm planlarınız nedir?” sorusunu yanıtlayan Kurum, kentsel dönüşümün en önemli öncelikleri olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

“Bu işi doğru yönetebilmek adına, doğru örnekleri yaparsanız vatandaşınız sizin yanınızda oluyor. Bu güne kadar yaklaşık 580 bin konutun dönüşümünü sağladık. 81 ilimize bir genelge gönderdik. Genelge çerçevesinde o şehirdeki riskli alanları, riskli binaları valilerimiz, belediye başkanlarımız tespit edecekler. 3 ay içerisinde bize bildirecekler. Biz de en riskli alandan başlamak suretiyle önümüzdeki 5 yıllık süreçte 1,5 milyon konutun dönüşümünü hedefliyoruz.”

Kentsel dönüşümü ikiye ayırdıklarını anlatan Kurum, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Biri, o tarihsel alanlardaki dönüşüm. Diğeri de, deprem riski taşıyan, yıkılması muhtemel binalardaki dönüşüm. Tarihsel dönüşümü yaparken o bizim ecdadımızın, atalarımızın bize bıraktıkları o tarihi değerleri gün yüzüne çıkaracak, onları gelecek nesillere aktaracağımız bir dönüşüm sürecini yapmak istiyoruz. Diğer taraftan, o Kartal’da biliyorsunuz bir binamız yıkıldı ve altında 21 canımız gitti. Böyle riskli binaların olduğu alanlardaki dönüşümü yapmamız gerekiyor. Bu işe ilişkin de dönüşümün yıllık 300 bin konutun yaklaşık yüzde 10’unu TOKİ eliyle yapacağız. Diğer kalan kısmını da İller Bankası Müdürlüğümüz kanalıyla 4 milyar liraya kadar yüzde 50 faiz desteği vereceğiz. Tabi bunları yaparken en önemli önceliğimiz, mekansal strateji planımız var.”

Tüm ülke genelindeki yatırımların 50 yılını, 100 yılını planlayacaklarını, nüfus artışını öngöreceklerini, lojistik alanları, ulaşım güzergahlarını içinde barındıracak, tarım ve turizm alanlarını, sanayi alanlarını hep birlikte bakanlıklarla iş birliği içerisinde çalışacaklarını belirten Kurum, o çalışma çerçevesinde kentsel dönüşümle ilgili bir master plan yapacaklarını söyledi.

Kurum, “Yaptığımız projeler, az katlı olacak. Vatandaşın rızasını arayacağız. Kentsel dönüşüm, hepimizin önceliğidir.” dedi.

“Muhteşem bir eserin içinde bulunuyoruz”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank da konuşmasında, ABD’de öğrenci iken Bilal Erdoğan ile tanıştığını belirterek, “Orada kütüphanelerin güzelliklerinden çok etkilendik. Orada öğrencilerin, gençlerin hayatı kütüphanelerin etrafında geçiyor.” dedi.

Varank, “Bizde de artık böyle bir vizyonun ortaya konmuş olması, gençlerin millet kıraathanelerinin, kütüphanelerin etrafında, ilimle, bilimle okuyarak, ders çalışarak hayatlarını geçiriyor olmaları gerçekten gurur verici. Bizim orada gördüğümüzden çok daha muhteşem bir eserin içinde bulunuyoruz şu anda. Tabi burada Cumhurbaşkanımızın vizyonunun hakkını vermemiz gerekiyor. Cumhurbaşkanımız, millet kıraathaneleri diyerek en önemli yatırımın hususu olan gençlerimize, insana yatırımın altınız çizdi.” diye konuştu.

“Her okuduğumuza inanmayalım”

“TÜBİTAK’ta kabul edilmeyen bir projenin, ABD’de kabul gördüğü iddiası”na ilişkin bir soru üzerine Bakan Varank, şunları kaydetti:

“TÜBİTAK, çok değerli bir kurumumuz. Bilim ve teknoloji için destek sağlayan bir kurum. Sizin bu söylediğinizi, bana TBMM’de muhalefet milletvekilleri de söylediler. Bu soru nereden çıkıyor? Gazetede uydurulan haber, tüm Türkiye’ye yayılıyor. Bu söylediğiniz, ‘Türkiye’de kabul görmemiş proje, ABD’de kabul görmüş’ dediğiniz örneği, size anlatmak isterim. Arkadaşlarımızın katıldığı program, bir yarışma değil bir kere. Para ile katılabildiğiniz, sunumunuzu yapabileceğiniz, parayla gidip sunumunuzu yapabildiğiniz bir organizasyon. Kazanılan bir ödül yok. Bu işin Harvard’la hiçbir ilişkisi yok. Sadece Harvard’ın bir salonunu kiralamış, orada bu sunum yapılmış. Türkiye’ye bu haber nasıl yansıtılıyor. Dolayısıyla her okuduğumuza özellikle Türkiye’de inanmayalım.”

“Girişimcilik anlamında yaptığımız çok büyük çalışmalar var”

Mustafa Varank, Türkiye’de iş denilen şeyin sadece memur olmak, sözleşmeli bir yerde çalışmak gibi algılandığına dikkat çekerek, “Bu aslında Türkiye’nin, dünyanın en büyük 20 ekonomisinin arasında yer alan liberal bir ekonomiye sahip bir ülke için zül kabul edilebilecek yaklaşım. Bizim bütün gayemiz, ben bir yere girip maaşlı çalışayım olmamalı. Girişimcilik ve özel sektör, dünyada bütün katma değeri üreten alanlar. Türkiye’de girişimcilik anlamında bizim yaptığımız çok büyük çalışmalar var. Bizler girişimciliği destekliyoruz.” ifadelerini kullandı.

“2023 yılında kendi aracımızla sokaklarda gezmeyi istiyoruz”

Bakan Varank, “Yerli otomobil ne aşamada?” sorusunu ise şu şekilde yanıtladı:

“Biz yerli otomobil dediğimizde, genelde şöyle anlıyoruz. Bir tane prototip araç var, bunu üretmek ne kadar zor olabilir ki? Yerli otomobile biz böyle yaklaşmıyoruz. Yerli otomobil, 5 tane büyük girişimci grubun ortaya çıkmasıyla yürütülen bir süreç. Biz burada sadece bir tane araç değil, bir marka üretmeye çalışıyoruz. Prototip üretmek çok kolay. Ama siz yıllık üretimleri 15 bin, 20 bin, 50 bin olacak bir araç, bayi ağıyla, servisiyle, yedek parçasıyla, reklamıyla bir marka ortaya çıkarmalısınız ki bu otomobil hem Türkiye’de hem de dünyada tutsun. Bu, çok kolay bir konu değil. Şu anda Türkiye’nin otomobili girişim grubunun başında bu işlerin uzmanı Gürcan Karataş diye bir arkadaşımız var. Onun liderliğinde faaliyetler devam ediyor. Bu senenin sonuna ilk prototip aracı üretmeyi planlıyorlar. Biz, 2023 yılında kendi aracımızla sokaklarda gezmeyi istiyoruz. Biz, özel teşebbüsü destekliyoruz.”

Yorum yapan ilk sen ol.

Bir yorum ekle

Araç çubuğuna atla